Page Background

Bedenin Zekâtı: Orucun Hücresel Şifası ve Otofaji Mucizesi

Sağlıklı Beslenme

Yaklaşık 3 dk okuma

Yazar:Diyetisyen Mervegül EREN
Paylaş:
Bedenin Zekâtı: Orucun Hücresel Şifası ve Otofaji Mucizesi

Bedenin Zekâtı: Orucun Hücresel Şifası ve Otofaji Mucizesi

Ramazan ayı, yalnızca belirli saatler arasında aç ve susuz kalmak değil; fıtratın ayarlarına geri dönmek, ruhu inşa ederken bedeni ihya etmektir. Sofraların sadeleştiği, niyetlerin saflaştığı bu ay, aslında muazzam bir hücresel yenilenme sürecinin de başlangıcıdır.

İbn Mâce’den rivayet edilen o muazzam Hadis-i Şerif’te Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:
"Her şeyin bir zekâtı vardır, bedenin zekâtı da oruçtur."

Zekât; kelime anlamı olarak artmak, çoğalmak ve "arınmak" demektir. Malın zekâtını verdiğimizde eksildiğini sanırız, oysa temizlenir ve bereketlenir. Peki, bedenin zekâtı olan oruç, fizyolojik olarak bedenimizi nasıl "temizler"?

Bu sorunun cevabını, 1400 yıl sonra modern bilim, 2016 yılında Nobel Tıp Ödülü'nü alan bir mekanizmayla verdi: Otofaji.

Otofaji: Hücrenin Kendi İçindeki Temizliği

Yunanca "kendi kendini yemek" anlamına gelen otofaji, vücudun besin kısıtlaması yaşadığı durumlarda hücresel dengeyi (homeostaz) yeniden sağlamak için başvurduğu muazzam bir savunma ve yenilenme mekanizmasıdır. Otofaji, hücre içindeki hasar görmüş organelleri ve katlanması bozulmuş, işlevini yitirmiş proteinleri sindirerek temizler.

Normal zamanda, sürekli bir şeyler yediğimiz için vücudun sindirim mesaisi hiç bitmez ve bu "çöp hücreleri" temizlemeye vakit bulamaz. Ancak sahurdan iftara kadar geçen o uzun açlık penceresinde hücresel bir mucize gerçekleşir.

Bilim Ne Diyor? “Beclin-1” ve Hücresel Uyanış

Ramazan orucunun bedendeki etkilerini araştıran güncel klinik çalışmalar, bu zekâtın (arınmanın) genetik düzeyde nasıl gerçekleştiğini gözler önüne seriyor. Sağlıklı bireyler üzerinde yapılan araştırmalar, 30 günlük Ramazan orucunun, hücrede otofajiyi başlatan en temel gen olan Beclin-1 ifadesini belirgin şekilde artırdığını kanıtlamıştır. Yani oruç, bedenimize "hasarlı hücreleri temizleme motorunu çalıştır" emrini verir.

Dahası, deneysel Ramazan orucu çalışmaları, bu süreçte hücre büyümesini tetikleyen ve otofajiyi frenleyen mTOR proteininin baskılandığını; tam aksine, enerji sensörü olan AMPK'nın ve antioksidan savunma mekanizmalarının aktive olduğunu göstermektedir.

Sessiz Yangını Söndürmek: İnflamasyon

Modern çağın hastalıklarının (obezite, diyabet, kalp hastalıkları) temelinde yatan en büyük sorun, vücuttaki "kronik inflamasyon" yani sessiz iltihaplanmadır. Literatür, uzun süreli aralıklı açlığın ve Ramazan modelinin, kanda iltihap taşıyan belirteçleri (TNF-α ve IL-6) önemli ölçüde azalttığını ortaya koyuyor. Tıpkı zekâtı verilen bir malın kirlerinden temizlenmesi gibi, 30 gün boyunca fıtrata uygun oruç tutan bir beden de hücresel atıklarından temizlenerek kendi içindeki "hastalıklı fazlalıkları" yakıyor.

Beden Emanetini İftarda Korumak

Hücrelerimizin bile kendi içinde bir "arınma" mesaisine girdiği bu muazzam ayda, unutmamamız gereken çok ince bir çizgi var: Otonom sinir sisteminin sabahtan akşama kadar büyük bir titizlikle yürüttüğü bu şifa sürecini, iftarda aniden tüketilen aşırı şekerli ve ağır gıdalarla sekteye uğratmak, bedene yapılabilecek en büyük haksızlıktır.

Ramazan ayı için danışanlarımla yürüttüğüm online diyet programlarında amacımız sadece kilo yönetimi değil; bu hücresel arınmayı maksimize edecek, bedeni yormayan, sahurun ve iftarın bereketine yakışır bir sistem kurgulamaktır.

 

Bedeni yormadan, hücreleri yenileyen ve ruhun inşasına zemin hazırlayan bereketli bir Ramazan geçirmeniz duasıyla... Şifa olsun.

İlgili Yazılar